Biraz Kül, Biraz Duman

Dikkat: Bu yazı Gamzedeyim Deva Bulmam adlı öykünün 5. ve son bölümüdür. Önceki bölümler için: 1. Bölüm | 2. Bölüm | 3. Bölüm | 4. Bölüm.

Bugün benim doğum günüm... Doğum günlerini pek önemsemez, diğer günlerden çok daha sıradan bir şekilde geçirmeye çalışırım. Yaşlanmayı kutlamak, ömründen bir seneyi daha kaybetmeye sevinmek pek akıllıca gelmiyor bana. Ama bu defa farklı bir şey yapacağım. 26 senelik bir bilmeceye son noktayı koyacağım. Yeni bir hayata başlamayı kutlayacağım kendimce. Bembeyaz, şaşırtıcı bir şekilde pürüssüz ve insanın içine işleyen bir boşluk duygusu veren bu odada oğlumun elini tutarken, babamın karşımda olması garip bir duygu...

Babam beni terkettiğinde sekiz yaşımdaydım. Herşey bir oyundu o zamanlar benim için. Zaman ilerledikçe her doğum günü, babamın döneceği ümidinin yerinini acıya bırakmıştı. Her çocuk gibi önceleri bu duyguyu içimde bastırmaya, delikanlı yıllarımın çılgın günlerinde tamamen kayıtsız kalmaya, hayata atıldığım ilk gençlik dönemimde de hırsa dönüştürmeye başlamıştım. Ama beş sene önce bir bayram günü, aslında içimdeki sekiz yaşındaki çocuğun hala babamı özlediğini farkedince bütün düzenim darmadağın olmuştu. İşte o zaman karar verdim hayatımın bu gizemli bilmecesini çözmeye... Çözdüm de.

Aslında babam düşündüğüm gibi sorumsuz ve beni hiç umursamayan bir adam değildi. Ben onun hayatının en büyük hatasıydım sadece. Benden yıllarca kaçması gayet doğaldı. Yıllar boyunca hep başkaları için yaşadım. Hayatımı hep karşımdakilerinin yerine kendimi koyarak geçirdim. Şimdi artık bütün bunlara bir nokta koymanın zamanı geldi. Bu ziyaretten sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Tamamen azad edeceğim kendimi bu kölelikten. Bu ziyaret benim kurtuluş vesikamı imzaladığım bir tören olacak...

Doktor oldukça şaşkın ve bozgun görünüyor. Halbuki onu ilk gördüğümde canlı ve sanki daha genç bir adamdı. Sisli bir İstanbul gününde bizi bir araya getiren odada kesif bir kan ve idrar kokusu her yere sinmişti. O donakalmış bir şekilde karşısındaki cesede bakarken, ben gayet sakin ve huzurlu hissediyordum kendimi. Dışarıdan babamı bindirdikleri ambulansın ışıkları odaya yansıyor, bu kasvetli ortama ıssız ve korkutucu bir lunapark havası veriyordu. Gözgöze geldiğimizde onun midesinin bulandığını anlamıştım. Ayakta zor duruyordu. Kaçmak ister gibi bir hali vardı. Bense duvarlardaki detayları zevkle izliyordum. Babamın son eserini...

Babam hep büyük bir yazar olmayı hayal etmişti ömrü boyunca. Bundan dört sene önce ona en büyük hayalini gerçekleştirme fırsatı verdiğimde gözlerinin nasıl parladığını görmeliydiniz. Ah yoksa sizde mi o kitapları onun yazdığına inandınız? Haklsınız, bu rolü ona ben yazdım ve o da çok güzel oynadı. Yalnızca siz değil, bütün bu olanlara hala inanamayan binlerce okuru da onu alaturka plaklarla dolu odasında, karalama kağıtlarına gömülmüş bir şekilde kitaplarını yazarken hayal etmiştir.

Doktorun boş gözlerle bakmasından hala olanları anlayamadığı okunuyor. Demek ki planım sorunsuz işlemiş. Artık kendinden geçip bir kurban olduğuna iyice inanan babam, kimbilir neler zerkemiştir beynine... Kitaplarını zevkle okuduğunuz, hayranı olduğunuz, oldukça zeki bir adamın soğukkanlı bir katil olması biraz kafa karıştırıcı bir durum elbette. Üstelik zamana yayarak tam dört ayrı cinayeti soğukkanlı ve ilginç ritüellere bağlı kalarak işlemişse... Sonuncusunun diğerlerinden aşırı farklı olması da ayrı bir soru işareti.

Neyse, bunları düşünmenin sırası değil. Onlar gayet iyi anlaşacak gibi gözüküyorlar. Belirli aralıklarla kapandıkları seans odasında derin sohbetlere kendilerini kaptırırlarken, doktor merakının damağını kurutan susuzluğunu, babamın kendini yıllardır hazırladığı konuma ulaşmış bir adamın sınırsız hayalgücünden çıkan parıltılarla gidermeye çalışacak...

O gün karanlık ve rutubetli odadaki doktorla birlikte bu dehşetli sahneye bakarken, yarınki gazete manşetlerini gözümde canlandırabiliyordum: "Yazarın Akıl Almaz Cinayeti", "Seri Romancı Katil", "Ödüllü Cani"... Kanın insanın ağzına metalik bir tat veren kokusu sarhoşluk verecek seviyedeydi. Bir anlığına derin bir nefes alıp bütün çilelerin sona erdiğini düşünerek rahatlamıştım. Oysa şimdi babamı hiç tanımadığı oğlumla tanıştırırken, bu hikayeye seçtiğim sonun ne kadar ızdırap dolu olduğunu farkediyorum. Geriye kalan tek şey: biraz kül, biraz duman...

Oğlum benim yaşadıklarımı asla yaşamayacak. Bunun için elimden geleni yapacağım. İlk adımı burada birlikte atıyoruz. Oğlumun eli avucumda terlerken onu dedesiyle tanıştırıyorum. Gençliğinde yaptığı hatanın sonucu olan oğlunun pişmanlığından kaçarak yıllarca kurtulamadığını ve giderek büyüyüp onu nasıl yuttuğunu görmesini istiyorum. Babamın ise en büyük hatasının telafisi bir yana, dallanıp budaklanarak geliştiğini ve ömrünün sonuna dek onu bu beyaz ve aydınlık bir hapishaneye nasıl tıktığını anlamasını...

Bugün yeni bir yaşa değil yeni bir yaşama başladım. Artık hayatımda sorulara, meraklara, acılara, yenilgilere, kabullenişlere ve suskunluklara yer yok. Oğlum ise bütün çocukların ihityacı olan şeye; hayatını ona adamış bir gerçek bir babaya sahip olacak. Bir de çok iyi yazar olan bir babaya... Bütün bunlara rağmen bir gerçek canımı sıkıyor: asla babamdan daha iyi bir yazar olamayacağım. Çünkü ben asla onun kadar büyük, güzel ve gerçekçi yalanlar söyleyemem....
- SON -

Sen bize ne yapmaya çalışıyorsun böyle? Hoşuna gidiyor galiba okurlarını allak bullak etmek... Ee ne olacak şimdi?

Zihnime bol bol jimnastik yaptırarak hikayelerin sonuna bir solukta ulaştım. İç içe geçmiş heyecanlı hikayeler örgüsü... Ama dediğin gibi kurguda boşluklar var. Evren'e katılıyorum böyle bir bilinmezle mi bizi bıracaksın?

Harika!

Harika bir hikayeydi. Lütfen yenilerini yaz. Bizi böyle bırakma. Bir kere bunu yapmaya hakkın yok.. :)

Yorum izleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçerek değişiklikleri etkinleştirmek için "Ayarları kaydet"i tıklayınız.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi