Geçti Sevdalarla Ömrüm

Dikkat: Bu yazı Gamzedeyim Deva Bulmam adlı öykünün 3. bölümüdür. Önceki bölümler için: 1. Bölüm | 2. Bölüm.

Ne gündü ama... Uzun zamandır böylesine sıradışı bir gün geçirdiğimi hatırlamıyorum. Oysa hep aynı rutinlikte geçiyor hayatım. Ev, hastane, hastalar, işler, konferanslar, bir de şu yıllardır bitiremediğim malum kitap... Bunlar dışında hiç bir şey yok hayatımda... Klinik psikolojide yıllardır zihinsel, davranışsal ve duygusal problemleri olan kişileri tanımaya, anlamaya ve tedavi etmeye çalışıyorum. Ama ilk defa böyle bir vakayla karşılaşıyorum.

Başarımı hep işle, özel hayatımı ayırmaktaki katılığıma bağlardım. Ama şu anda aklım çok karışık... İlk defa eve bir hastanın dosyasıyla geliyorum ve yine ilk defa günlüğüme bu satırları iki kadeh şaraptan sonra yazabiliyorum. Gözümün önünden gitmiyor bir türlü... Anlattıkları beynimi zehirledi resmen. Sesi kafamın içinde dolandı durdu. Sanki içime girmiş de oradan sesleniyormuş gibiydi. İçime yaydığı huzursuzluk beni mahvediyor.

Onunla tanışalı saatler oldu ama yüzü, delici bakışları, duruşu, konuşması aklımdan gitmiyor. Çok garipti. Deli gömleğinin içinde dururken bile sanki bir soylu kimseyle konuşuyormuş gibi kendimi rahatsız hissettim. Adamın saçı başı dağınıktı ama yine de halinde bir asilzade edası vardı. Sanki sokak köşesine sinmiş eski zaman garipleri gibiydi ama üzerimde kurduğu otorite bunun tam zıttıydı. Bu kadar kasvetli, kederli bir adamı ve hikayesini dinlerken neden kendimi bu kadar aydınlık ve hafif hissediyorum anlamış değilim. Belki de bu tezattır beni bu kadar dağıtan. Ya gözlerindeki ifadesizliğin tam zıttı olan kıvılcımlar... Neler oluyor bana böyle? Şarap da beni kendime getireceğine iyice başımı döndürdü. Midem de bulanıyor.

Adamın kendisi bir yana, esas çekici olan şey hikayesi... 45 yaşında biri için hayli kabarık dosyası var. Baştan sona başarı öyküsü dolu olan hayatında buraya gelmesine neden olanlar çok ufak bir yer kaplıyor. Belgelerden kültür, bilgi, cesaret ve zeka fışkırıyor. Fakat karşımda oturan adamın yüzü bambaşka şeyler söylüyor. Bu adamın dört kişiyi muntazam bir planla, zamana yayarak ve vahşi bir biçimde öldürmesine inanasım gelmiyor bir türlü. Yaşadıkları akıl alacak gibi değil. Bütün bunların bir kaynağı, bir kesişme noktası olmalı ama nerede? Sanırım bunu çözümlemeden uyku tutmayacak beni.

Tüm bu birikimin, böyle bir yaşamın sonucu buraya çıkmamalı. Bu dosyada mutlaka eksik bir şeyler var. İfadelerin önemli bir bölümü kadınlardan çıkmış. Adam kadınlar için yaşamış sanki hayatını. Sahi; "Kanun sesi gibidir kadınlar" demişti, "Hem canını acıtır hem de onlardan daha huzurlu bir sığınak bulamazsın". Bir çok kadını sevmiş, hepsine kendini tamamen sunmuş. Kadınlar da onu çok sevmiş ama o hep kadınlar için ağlarmış. Bunları anlatırken "Geçti Sevdalarla Ömrüm" diye mırıldanıyordu. Zaten konuşmalarının önemli bir bölümünü bir fon müziği gibi mırıldanarak söylediği alaturka şarkılar oluşturuyor. Sanki bir şeyleri gizliyor gibi.

Çocukluğundan başlamalı. Hani şu bahsettiği "ilk yenilgisinden"... Annesini hiç tanımaması, babasının terkedişi, yaşlılarla büyümesi, aşağılanmaları, aşkları, aldatmaları, hırsları ve daha bir çok şey... Belki bunların hepsi ya da hiçbiri. Ama mutlaka bir sebebi olmalı. Dörtm kişiyi soğukkanlılıkla öldürürken hiç hata yapmayan ve geride bıraktığı izlerle polislerle adeta dalga geçen adam neden diğer cinayetlerindeki ritüelleri bu sonuncusunda uygulamamış? Sanki açıkça "beni yakalayın, buradayım" demiş gibi. Sanırım herkesle oynadığı gibi benimle de oynamaya çalışıyor. Ama bu sefer olmayacak. Buna izin vermeyeceğim.

Bir şekilde onun benim beynime girdiği gibi benimde onun beynine girmem gerekli. Bu bulmaca başka türlü çözülecek gibi değil. Gözkapaklarım ağırlaşıyor. Uyuyakalacağım galiba. Yarın nasıl çıkacağım karşısına, neler soracağım, yine neler anlatacak çok merak ediyorum. Sanırım bana duymak istediklerimi değil, anlatmak istediklerini anlatacak yine. Bir de sürekli mırıldandığı şu şarkı var. Neydi o? Gamzeli bir şarkı...

4. Bölüm: Gözleri En Son Girecek Kanıma

Muhteşem!
"Kanun sesi gibidir kadınlar"...
Devamını heyecanla bekliyorum ama ondan önce bu yazı hakkında minik bir yorum yapıcam...
Öyle garip ki insan, dert dinlemeyi seviyor belki anlatmayı bundan daha çok seviyor, ama iş aşk'a gelince bence kelimeler bitiyor...
Anlatamıyorsun derdini...
Senin adam iyi anlatmış :)
Sevgiyle...

Bugün işyerinden bir arkadaşın ağzına takıldı bu şarkı. Sol çaprazımdan bütün gün ıslıkla çalınan şarkı beynimde dolanmaya başladı. İş sonu arkadaş normal vaktinde ayrıldı. Ben ise mesaideyim. Ancak şarkı beynimde dönüp duruyor. Mutlaka dinlemem lazım. Arama motorlarından birine giriyorum şarkıyı bulmak için. Sonunda son günlerin popüler video değişim sitesinde şarkı karşıma çıkıyor. Ancak bu sırada arama sonuçları arasında başka bir link dikkatimi çekiyor. Sayfaya girince çok akıcı bir öykü buluyorum. Kulaklığımda Tatyos Efendi'nin muhteşem bestesi ile Barış Manço, öykünün tüm bölümlerini bir çırpıda okuyorum.
Merak ediyorum şimdi ne olacak bu öykünün devamında. Beklemek elem verecek. Umarım tez gelir...

Güzel yorumlarınız için çok teşekkürler. Bu güzel yorumları aldıkça yazmak konusunda daha da cesaretleniyorum. En kısa zamanda yeni bölüm gelecek. İlginiz için tekrer teşekkürler.

Lütfen yaz.
Daha çok yaz.
ve hep yaz...

Bir öyküye nasıl yorum yazılır bilemem ama bu kadar harika bir seri okuyunca da insan bir şeyler yazmak istiyor. İlk başlarda deneysel bir şeyler zannetmiştim ama özellikle bu bölümde iş çığrığından çıktı. Sizden ricam; bir an önce devam bölümlerini de yazın ve en kısa zamanda bu öyküyü romanlaştırın. Şimdiden ellerinize sağlık. Kaleminize kuvvet. Merakla bekliyoruz.

Çok şahane olmuş. Gecenin birinde şarkının sözlerini ararkaen rastladım. Koca roman bile olsa sabaha kadar durur yine bir solukta okurdum. Devamının da aynı güzellikte olması dileğiyle...

Yorum izleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçerek değişiklikleri etkinleştirmek için "Ayarları kaydet"i tıklayınız.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi